< border="0">

   
  Kangal Alperen Ocaklari Resmi Sitesi
  Sözler ve Nasihatlar
 

SEVGİ İTAAT DEMEKTİR
Sözler ve Nasihatler






* Sevgi itaat demektir. İtaat olmadan sevgi olmaz. Sevginin derecesi itaatteki sürat ile ölçülür.

* Dünyanın vefasızlıkta eşi yoktur, dünyayı isteyenler de alçaklıkta ve cimrilikte meşhurdur. Kıymetli ömrünü, bu vefasızın ve değersizin peşinde harcayanlara yazıklar olsun.

* Gençlik çağının kıymetini bilin! Bu kıymetli günlerinizde, ehl-i sünnet itikadını öğrenin ve bu bilgilere uygun yaşayın! Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olun.

* Nefse kolay ve tatlı gelen şeyi saadet zan etmemeli, nefse güç ve acı gelenleri de şekavet ve felaket sanmamalı.

* Birkaç günlük zamanı büyük nimet bilerek, Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yapmaya çalışmalı. Geçici lezzetlere, çabuk biten, tükenen dünyalıklara aldanmamalı.

* Nefs-i emmareden kurtulmanın alameti, insanların övmesi ile ayıplamasını, eşit görmektir. İnsanların rağbetine sevinmek, önem vermemelerine üzülmek, basitlik ve akılsızlıktır.

* Bir iş Allah için değilse neye yarar, at gitsin.

* Dünyanın lezzeti çiledir.

* Dünya hayaldir. Ben diyen mahrum kalır, mahvolur. 

* Bu dünyada mukim yok, herkes seferi. Bunu anlayıp tedbirini alana müjdeler olsun. 

* Dünyada en güzel şey dünyayı sevmemektir. 

* Herkese önce lazım olan şey, ehl-i sünnet vel cemaat âlimlerinin anladıklarına ve bildirdiklerine uygun olarak itikadı düzeltmektir. 

* Ölünce, eyvaah, eyvah ben ne yapmışım diyeceğiz. Bunu nasıl olsa söyleyeceğiz, gelin şunu dünyada söyleyelim.

* Alın yazımız icraatımızdır. Ne yapıyorsak alın yazımız o. 

* Ölüm var. Ölümden sonra üç yer yok, iki yer var: Cennet ve Cehennem

EN ÇOK SEVİNDİĞİM ŞEY
Sözler ve Nasihatler






* Eziyetlere katlanmak, kızmamak, güler yüzlü ve tatlı sözlü olmak, güzel ahlaktandır.

* Malı seviyorsan, yerine sarf et de sana sonsuz arkadaş olsun! Eğer sevmiyorsan, ye de yok olsun.

* Sabırlı kimseler, sıkıntılara katlanmayı huy edinenlerdir.

* İlmi arttıkça günahı artan kimse, şüphesiz ki helak içindedir.

* Allahü teâlâyı sevenler, dünya ve ahiret şerefine kavuşarak gittiler. Çünkü Peygamber efendimiz; "Kişi sevdiği ile beraberdir" buyurdu.

* Öldüğünde sana fayda vermeyecek her işi terk et! Böyle yaparsan, ne zaman ölürsen öl, zararda olmazsın.

* İlim öğrenmenin 4 şartı: 1- Susmak ve edepli olmak. 2- Dikkatle dinleyip ezberlemek. 3-Öğrendiği ile amel etmek. 4- Başkalarına öğretmek, herkese yaymaktır. 

* En çok sevindiğim şey, Allahü teâlânın bana ihsan ve ikram ettiği iman nimetidir. En çok korktuğum şey ise, onun benden gitmesidir. 

* Allahü teâlâya itaat etmek, bir hazineye benzer. Bu hazinenin anahtarı dua, anahtarın dişleri de helal lokmadır. 

* Allah korkusu, seni Ona ulaştırır ve kendini beğenmekten uzaklaştırır.
 
* Misafir ağırlamada dahi israf helal değildir. 

* İnsanlardan gelen sıkıntılara sabretmeyen, onlara karşılık vermeyi terk etmeyen kimse sabırlı sayılmaz. 

* İyi huy, başkalarını incitmemek ve onlardan gelen sıkıntılara katlanmaktır.

* İnsan, ölümü hatırladığı müddetçe, hasedi ve kıskançlığı terk eder.

* Kibir sahipleri, kendilerinin bir damladan meydana geldiklerini ve sonra da çürümüş, kokmuş leş olacaklarını bildikleri halde yine de kibirlenirler. Bunlar neyine güvenirler?

* Makamların en üstünü; kötü bir huyu, iyi bir huya çevirmektir. 

* İnsan, Allahü teâlâya ibadet etmediği müddetçe halim, yumuşak olamaz.

* Ölümü gerçekten tanımış bir kimseye, dünya bela ve musibetleri, dert ve sıkıntıları çok hafif gelir.

* Bir kimsenin ahmak olduğuna alamet, kendi ayıbını bırakıp, başkasının ayıbıyla uğraşmasıdır.

* Ana-babaya; helal ve mubah olan işlerde itaat edilir. Haram ve şüphelilerde değil.

* Tembelin alameti üçtür: 1-Gevşektir. 2-İhmalkârdır. 3-Vakitlerini zayi eder. Hatta günaha bile girer.

* Midenize inen lokmanın haram veya helal olup olmadığına dikkat etmedikçe ne yapsanız kurtulamazsınız.

HERKESE AKILLI DENMEZ
Sözler ve Nasihatler






* Tevekkülü azalanın imanı zayıflamış demektir. Tevekkülünü kaybedenin ise imanı tehlikededir. Tevekkül, her türlü sebebe (o işin, dinen ve örfen sebeplerine) yapışarak gayret göstermek, sonucu Allahü teâlâdan beklemek ve sonucun mutlaka hayırlı olduğuna inanmaktır (yani neticeye ihlasla teslim olmaktır).

* Bir müslümana ye'se (ümitsizliğe) kapılmak yakışmaz. Çünkü, herkesin yardımcısı, hamisi olduğu gibi, müslümanın hamisi de cenab-ı Allah’tır.

* Güzel ahlak; güler yüz, tatlı dil, iyilik yapmak ve kötülük yapmamaktır. 

* Her iyilik, hayır ve üstünlüğün esası Allah sevgisidir. Seven itaat eder. Sevginin derecesi itaatteki sürat ile ölçülür. 

* Kulluk; dinini korumak, sözünde durmak, sabretmek ve kadere razı olmaktır. 

* Allahü teâlâdan korkmanın alameti, haramları terk etmektir. 

* Ölümü hatırlamak, hırs ateşini söndürür.
 
* Ölüm müslümanın tesellisidir. Dünyanın kahrına bu teselli ile sabreder.

* Tasavvuf; kalbi kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmaktır. 

* İbadet, emredilenlerle amel edip, yasaklardan sakınmaktır. 

* Yüksekliğin yolu alçak gönüllü olmaktan geçer.
 
* Tek kötülük var ki, her kötülük onun içindedir. O da imansızlıktır. 

* Misafire edep şöyledir; önce selam ve ikram, sonra taam ve kelam. 

* Senden daha çok malı ve parası olan kimseyi kıskanma. O malına ve parasına hasretle ölür. İbadeti ve taatı çok olan kimselere gıpta et. Yaşayanlar da sonunda ölecekleri için, onların dünyalıklarına özenmeye değmez.

* Hiçbir kimse yoktur ki, dostu ve düşmanı olmasın. Madem ki böyledir, o halde Allahü teâlâya itaat edenlerle beraber bulun, onları sev.

* Resulullahın ve Esbabının yolunda olmayanı havada uçar görseniz, yine doğruluğunu kabul etmeyin. Bu üstünlük sebebi değildir, karga da uçar sinek de.

* Herkese akıllı denmez. Akıllı, kendisini her türlü kötülükten koruyan, ahiretini mamur edendir.

* İnsan mamur ettiği yeri sever. Hep orada kalmak ister. Bu eşyanın tabiatına uygundur. Kâfirin dünyayı, müslümanın ahireti sevmesi gayet normaldir. 

* Mal sahibi olmak ahiret niyetiyle olursa iyidir.

* İhsana kavuşma sebebi anne baba duasıdır.

* Bir anne çocuğunu namaza kaldırmıyorsa, onu eliyle Cehenneme atıyor demektir.

* Allah’ın bir kulunu sevmediğinin alameti, onun faydasız işlerle uğraşmasıdır.

* İnsanlara teşekkür etmeyen, Allahü teâlâya şükredemez.

* Mümin elinden ve dilinden kimseye zarar gelmeyendir.

* Gıybet, suizan ve kalb kırmak da kul hakkıdır.

SON NEFESTE ALLAH DEMEK İSTEYEN
Sözler ve Nasihatler






* Son nefeste Allah demek isteyen, sözünün eri ise, hemen başlasın.

* İmanda değişme olursa nimetlerde de değişme olur. 

* Dinimizde, gri yoktur. Siyah beyaz vardır. Ya iman ya küfür. 

* Dünyaya zillet, ahirete izzet verilmiştir.

* Kuldan isteyen zelil, Allah’tan isteyen aziz olur.

* Dünyayı sevmeyeni Allah sever, insanların elindekini sevmeyeni insan sever. 

* Bu dünyayı mekan sanan hapı yuttu.

* Her şeyi Allah için yapmalı. Bir şeyin içine dünya menfaati girerse, zemzeme idrar karıştırmak gibi olur. İsterse bir damla olsun.

* Kalbinde Allah korkusu çok az olan, dünya sevgisi bulunan, haramlardan sakınmayan, âlim olduğunu söylerse şaşılır.

* Salih kimselerden olmadığım halde, salihleri severim. Kötü kimselerden daha aşağı olduğum halde, kötüleri sevmem.

* Dünyanın geçer akçesi paradır. Ahiretin geçer akçesi amel-i salihtir.

* Salih ameller İslamın beş şartıdır. Salih amelleri yapmadan kalb selamette olmaz.

* İhlas ile yapılan küçük bir iş, senelerce yapılan ibadetler gibi kazanç (sevap) hasıl eder.

* Her ibadeti seve seve yapmalı. Kul hakkına dokunmamaya, hakkı olanlara hakkını ödemeye titizlikle çalışmalı.

* İnsanlar riyazet deyince, açlık çekmeyi ve nafile oruç tutmayı anladılar. Halbuki, dinimizin emrettiği kadar yemek için dikkat etmek, senelerce nafile oruç tutmaktan daha faydalıdır.

* Sonsuz kurtuluşa kavuşmak için, üç şey muhakkak lazımdır: İlim, amel, ihlas.

* Amellerinizi ucb (kendini beğenmek, ibadeti kendinden bilmek) ile örtüp yok etmeyiniz.

* Farzları ve haramları öğrenmek farzdır. Öğrenmeyen günaha gider. Bilmemek özür değildir, bilmemek suçtur. Öğrenmeye ehemmiyet vermez, zerre kadar üzülmezse küfür olur. Demek ki bilmemek ya haramdır ya küfürdür.

* Müslümanın ömrü üç gün demişler. Dün, bugün, yarın. Dün, bitti. Yarın, belli değil gelecek mi gelmeyecek mi. Geriye bugün kaldı. Bugünü değerlendiremeyen kişi yarını nasıl değerlendirecek. Yarın ya var ya yok. Yarınki fırsat ele ya geçer ya geçmez. O halde, her günü son günün bil, ona göre hareket et. 

* Dünya köprüsünü iman ile geçenler Cennete gidecektir. O köprüyü satın almaya kalkanlardan olmayın. Sonra kendisi de gülmek ister ama ağlamaktan vakit bulamaz. 

* Gençlik çağı nefsin kaynadığı şehvetlerin oynadığı insan ve cin şeytanlarının saldırdığı bir zamandır. Böyle bir çağda yapılan az bir amele pek çok sevap verilir. İhtiyarlıkta dünya şevkleri azalıp güç kuvvet gidip, arzulara kavuşmak imkanı ve ümitleri kalmadığı zamanda pişmanlıktan ah etmekten başka bir şey olmaz. Çok kimselere bu pişmanlık zamanı da nasip olmaz. Bu pişmanlık da tevbe demektir. Yine büyük bir nimettir. Çokları bu günlere de kavuşamaz. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellemin haber verdiği sonsuz azaplar, çeşitli acılar elbette olacak, herkes cezasını bulacaktır.
SÖZ GÜMÜŞSE SÜKUT ALTINDIR
Sözler ve Nasihatler






* Söz gümüşse sükut altındır.
 
* Ağızdan çıkan söz muallakta kalmaz, ya sağ tarafa yazılır ya da sol tarafa.

* Bir söz söylerken hem kendi, hem de karşınızdakinin ahiretini düşünerek konuşun. 

* Söz insanın terazisidir. Fazlası ziyan, azı vakardır. 

* Az konuşan kınanmaz, üstelik itibarı çok olur. 

* Şaka, alay ve boş konuşmak belaya yol açar. 

* Çok konuşmak dostluğu bozar, lüzumsuz konuşmak ayıpları açar, acı söyleyenden dostlar kaçar.

* Eğer kalbde darlık ve üzüntü, vücutta bitkinlik ve halsizlik, rızıkta eksiklik ve bereketsizlik olursa, bunun boş ve yersiz konuşmalardan meydana geldiği bilinmelidir!

* Hikmeti konuşmakta değil, susmakta arayın! 

* Susmak aklın süsü ve cehaletin örtüsüdür. 

* Sükut, âlimin ziyneti, cahilin aybına perdedir.

* İbadet on kısımdır, dokuzu susmak, biri de kötü arkadaştan uzak durmaktır.

* Dil, irfan hazinesinin anahtarıdır, çok konuşan, gönüldeki hizmet cevherini boşaltır.

* Az söz edeptir, güzel amelleri korumaya sebeptir. 

* Kişi dilinin altında gizlidir. Sır saklayan murada erer.

* Hayırlı söz keramet, sükut selamettir.

* Yalan zayıflatır imanı, rezil eder insanı.

* Dedikodu gıybettir, şiddetli bir afettir.

* Alay belki güldürür, ama kalbi öldürür.

* Güzel söz sadaka, mahşere nafakadır.

* Çok söz kalb katılaştırır, Haktan uzaklaştırır.

* Fazla şaka cahillik alameti, sükut et, istersen selameti.

* Az söz hikmettir, Rabbimizden nimettir.

* Dil söylerse gönül susar, gönül susunca, dil zehir kusar.

* Söz dinleyen âlim, susan sâlim olur.

* Kimin azsa sözü, açılır kalb gözü.

* Dil ederse istirahat, kalb eder rahat.

* Çok konuşan gaf eder, vakti israf eder.

* Dil yarası ok yarasından acıdır. 

* Akıllı, bildiğini söylemez, deli söylediğini bilmez. 

* Bilmem demek ilmin yarısıdır. 

* Sükut, yorulmadan yapılan ibadet, masrafsız takılan bir ziynet, hükümdarlığa muhtaç olmadan ele geçen bir devlet, duvara ihtiyaç duyulmadan yapılan kale, çalışmadan kazanılan zenginlik ve ayıpların kapatılmasıdır.

* Bütün pişmanlıklarım söylediğim sözlerden oldu. Söylemediğimden hiç pişman olmadım.

* Bazı sözleri söylemeye gücüm yetti, fakat söylediğim sözleri geri almaya gücü yetmedi.


İNSANLARIN EN CÖMERDİ
Sözler ve Nasihatler






* Ahiret olmasa, dünyada mükafatlandırılamayan iyilikler, cezası çekilmeyen fenalıklar, karşılıklarını göremeyeceklerdir. Bu ise haksızlık ve kusurdur.

* Utanma, haya Cehennemden kurtulmaya vesile olur.

* Vakit, keskin bir kılıç gibidir. Mühim işleri bugün yapmalı, mühim olmayanları yarına bırakmalıdır.

* Dinin esası, emaneti yerine vermek ve sözünde durmaktır.

* Hayır eken, çok mahsul alır. Şer eken ise, pişmanlık biçer.

* İnsanların en cömerdi, istenmeden veren, en asili de intikama gücü yeterken bağışlayandır.

* Mal insanın silahı gibidir. Yani insan, sıhhatini, canını, dinini ve şerefini mal ile korur.

* İlmi olmayan bir beden, suyu olmayan şehre benzer.

* Borcundan bir kuruşu sahibine vermek, pek çok altın sadaka vermekten daha iyidir.

* Babanın çocuklarına, ilim, ahlak ve sanat öğretmesi farzdır.

* Allahü teâlâyı seven , Onun sevdiklerini de sever.

* Kibrin başlıca yedi sebebi vardır: İlim, ibadet, soy, güzellik, kuvvet, mal, mevki. Bunlar, cahillerde bulunursa kibre sebep olur.

* Utanmaktan ve sıkılmaktan bahsedip de Allah’tan sıkılmayan kimseye ne kadar şaşılır.

* Dilini tutmak, altın ve gümüşü tutmaktan daha zordur. 

* Dünya malı için çalışmak kolay, fakat hesabından kurtulmak zordur.

* Anaya-babaya itaat etmek, büyük günahlara kefarettir.

* Mal, ömrü huzur içinde geçirmek içindir. Yoksa, ömür mal ve şeref toplamak için değildir.

* Kendine hayrı olmayan kimsenin, başkasına hayrı olmaz.

* Her gün helalinden alış-veriş yapmak, geceleri (nafile) ibadet, gündüzleri oruçla geçirmekten daha sevimlidir.

* Bid’at ehline saygı göstermek, İslam’ın yıkılmasına yardım etmektir. Bu ise amelin boşa gitmesine sebep olur.

* Üç zümreye, üç şey çirkin düşer: 1-İdarecilere, sertlik, 2-Âlimlere, mal sevdası, 3-Zenginlere ise cimriliktir.


EN İYİ İNSAN KALB KIRMAYANDIR
Sözler ve Nasihatler






* Hiç kimse elbise veya etiketinden dolayı makbul olamaz. İnsanın şerefi Müslüman olmasındadır. Müslümanın şerefi, ilim ve edep sahibi olmasındadır. İnsanlar, elbise ve etiketine göre karşılanır, ilim ve edebine göre uğurlanır. 

* Müslümandaki üç ziynetten, birincisi ihlas, ikincisi edep, üçüncüsü tevazudur.

* Kim toprak gibi mütevazı olursa, her nimete kavuşur. Bir parça yükselse, su o toprakta durmaz. 

* Kibir, şirkin kardeşidir.

* En iyi insan kalb kırmayandır. Din kardeşine eziyet eden, kalbini kıran, Kâbe’yi yetmiş sefer yıkmış gibi günaha girer.

* Komşuya eziyet etmek haramdır. Müslüman olmayan komşuyu da incitmemek lazım, onların da komşu hakkı var, hep tatlı söylemeli, tatlı hareket etmeli.

* Kızdığınız zaman bir kefen yapın.

* İnsanlar iyilik gördüklerine muhabbet beslerler.

* Eğer gıybet etseydim, anamı, babamı gıybet ederdim. Çünkü sevaplarımın onlara verilmesi daha hayırlı olur.

* İlim cahilliği götürür, fakat ahmaklığı götürmez.

* Koyunlar çobanı tanıyamadığı gibi, avamda havas’ı tanımaz 

* Allahü teâlânın sevgili kullarını, ehl-i sünnet âlimlerini tanıyan, onlardan istifade etmeye başlar. Bilse de, bilmese de!... En büyük istifadesi; imanı düzelir, sonra ibadetleri düzelir, günahlar çirkin gelmeye başlar. Bu, istifade ettiğinin alametidir. 

* Bir müslüman kardeşinin ismini duvara yazsalar, oradan geçerken ceketin düğmesini ilikle de geç. 

* Her geceyi Kadir bilin, herkesi Hızır bilin, kimin ne olduğu belli olmaz.
 
* Gıybet kanser gibidir, girdiği yer iflah olmaz. 

* Kendinize, Allah rızası için, insan ancak bu kadar iyi olabilir, dedirtin. Herkese yumuşak söyleyin, yumuşaklıkla muamele edin, az konuşun, incitmeyin. Merhametli ve affedici olun.

* Düşmanınıza iyilik edin, hediye verin. Rahat edersiniz. Kırıldığınız müslümana iyilik edin, sevmediğinize ihsan, sıkıldığınız insana güler yüz gösterin. Herkesin utanacak şeylerini örtün ve kötülükleri affedin. Doğru olun, doğru konuşun, arkadaşlarınızın hatalarına tahammül edin, herkese iyilik edin, komşuya eziyet etmeyip ondan gelecek sıkıntıya katlanın.

ŞUNLARLA BERABER BULUNMAKTAN SAKIN
Sözler ve Nasihatler






* Allahü teâlâ müminin hastalığını ona kefaret yapar ve günahlarının affına sebep olur. Fasıkın hastalığı ise, sahibi tarafından bağlanan devenin hâli gibidir. Daha sonra salındığında niçin bağlandığını ve neden salındığını bilmez.

* Büyüklerin nasihat ve tavsiyelerine uyarsan, henüz erişemediğin ve mutlak surette sana ulaşacak olan ölümden sevimli bir şey senin için olamaz. Eğer uymazsan da gaybda olan ölümden daha çok buğz ettiğin bir şey olmaz. Halbuki onu önlemeye gücün yetmez.

* Size her işte, her durumda Allahü teâlâdan korkmanızı nasihat ederim. Hoşunuza giden işler kadar, size zor gelen durumlarda da hakikate sarılın. Şunu bilin ki, doğru söz dışında hiçbir kelam hayır ve yarar getirmez. Yalan söyleyen, yaradılış hikmetini saptırmış, bunu yapan ise, helak olmuştur. Ey insanlar! Büyüklenmekten sakının. Topraktan yaratılıp, yine toprağa dönecek olan bir varlığın kibirlenmesi de, ne demek oluyor? Bugün var, yarın yok olan bir varlığın kendini beğenmesi ne kadar anlamsızdır!.. Kendinizi iyi tanıyın, sadece kendi noksanlarınızla meşgul olun. Yardım istenilecek tek kudret sahibi Allahü teâlâdır. Onun dışında hiçbir güç ne yapabilir, ne bozabilir.

* Şunlarla beraber bulunmaktan sakın: 1- Yalancıdan. 2- Cimriden. 3- Ahmaktan. Çünkü en çok işine yarayacağı zaman, seni bırakır. 4- Fasıktan yani günah işlemekten utanmayandan!

* Bir hata işlediğiniz zaman istiğfar edin, hatada ısrar helak olmaya sebeptir. Bir kimse geçim darlığı çekiyorsa istiğfara devam etsin. Mihnete şükretmeyen, nimete şükretmez.

* Sadaka vererek rızkınızı çoğaltın. Zekat vererek mallarınızı koruyun. Tasarrufa riayet eden sıkıntı çekmez. Tedbirli, düzenli yaşamak, geçimin yarısıdır. İnsanlarla iyi geçinmek, aklın yarısıdır. Musibet zamanında dizini döven, sevabından mahrum olur. 

* Şu dört şeyin azı da çoktur: Ateş, düşman, fakirlik, hastalık.

* Şu üç şey Müslümana şeref verir: Kendisine zulmedeni affetmek, bir şey vermeyene iyilikte bulunmak ve kendisini aramayanı, arayıp sormak.

* Ey insanlar, Allah’tan af ve afiyet isteyiniz. Çünkü mümine, İslam’dan sonra af ve afiyetten daha hayırlı bir şey verilmemiştir.

* Bilmiş ol ki, sabah namazını kılan kimse, Allah’ın himayesindedir. Allah’ın hakkını küçümseme, zira yüzüstü seni Cehenneme atar.

* Hak ağırdır. Ağır olduğu kadar da acıdır. Ve aynı zamanda faydalıdır. Bâtıl ise hafif ve aynı zamanda belalı ve zararlıdır.

* Allahü teâlânın dostlarının anıldığı yere rahmeti ilahi nâzil olur. Yani, oradakilere Allahü teâlâ merhamet eder, günahı olanları affeder. Günahı olmayanları da kendisine yaklaştırır. Allahü teâlâya yaklaşmak demek; Onun sevgisini kazanmak demektir.

* Müminin ölüm zamanında alnının terlemesi, gözleri yaşarıp, burun deliklerinin kabarması, Allahü teâlânın rahmetine nail olduğunun alametidir. Ölülere dua ve istiğfar etmekle ve onlar için sadaka vermekle, imdatlarına yetişmek lazımdır.

TEVAZU HER İYİLİĞİN ANAHTARIDIR
Sözler ve Nasihatler






* Tevazu, cahilden veya çocuktan da olsa, hakkı işitince boyun büküp hemen kabul etmektir. 

* Tevazu, karşılaştığı her Müslümanı kendinden aşağı bilmemektir. 

* Baş olmayı seven, iflah olmaz. Kendinden daha kötü birinin bulunduğunu sanan kibirlidir. 

* Her nimet sahibi haset edilir. Haset edilmeyen tek nimet, tevazudur. 

* Ehl-i sünnet olan şerefli insan, ibadet edip yükseldikçe tevazu gösterir. Bid’at ehli olan âdi kimse ise, ibadet ettikçe büyüklenir, herkese tepeden bakar. 

* Tevazu göstermek de kibirdendir. Çünkü kendinde bir varlık hisseden tevazu göstermeye çalışır. Halbuki mütevazı kimse, kendinde bir varlık görmez ki tevazu göstersin. Alçak gönüllü olan kurtulur, kibirli olan yanar. 

* Tanıdık salih kimseleri ziyaret etmemek kibir, fakirleri ziyaret, tevazu alametidir. Hastalarla birlikte oturmamak, doğru sözü kabul etmeyip, münakaşa etmek, kusurunu bildirenlere teşekkür etmemek, fakirin davetine gitmemek kibir alametidir. Kibirli olan, salih insan olamaz. 

* Kibir her iyiliğe engeldir, tevazu, her iyiliğin anahtarıdır. Kibirli değilim diyen, kibirlidir. 

* Büyüklenerek ben demek feyiz ve bereketi keser. Kusuru başkasında arayan, sevimsizleşir, etrafında insan kalmaz, dost edinemez. Herkesi haklı, kendisini haksız bulmadıkça, kendi kusur ve noksanlarını bırakıp, başkasının kusuru ile meşgul oldukça, manevi bakımdan zerre kadar ilerlemek mümkün değildir. 

* Nefsini aradan çeken, herkesle iyi geçinir, huzurlu olur. Nefsini aradan çek, kimseyi tenkit etme, kendini beğenme, kendinden iğren. Kendinden tiksinmeyenin kurtulması zordur.

* Toprak ol toprak, gül bitsin sende,
Ancak topraktır kavuşan güle.

* Tevazu güzeldir, zenginde tevazu daha güzeldir. Kibir çirkindir, fakirde kibir daha çirkindir.

* Bütün insanlar, beni olduğumdan daha aşağılamak, hakaret etmek isteseler, bunu yapamazlar. Çünkü, herkesin hakaret derecelerinden daha aşağı olduğumu bilirim. 

* Mahsul, ovadaki sulu ve yumuşak toprakta yetişir, dağda, sert toprakta yetişmez. Hikmet de, mütevazı olanın kalbinde gelişir, kibirlinin gönlünde gelişmez. Bir kimse, başını yükseğe kaldırırsa, tavana değer ve yaralanır, eğerse tavan ona gölgelik eder ve kendini korur. En büyüğünüz, en küçüktür. En küçüğünüz de, en büyüktür. (Yani, kendini büyük gören küçüktür. Kendini küçük gören büyüktür.) 

* Kibirden kurtulmak, tevazu ehli olmak için, yaşlı birini görünce, "Bu benden daha çok ibadet etmiştir" demeli. Genç birini görünce, "Bu benden genç, benden daha az günah işlemiştir" demeli. Bid’at sahibi veya bir kâfir gürünce, "Bu, hidayete kavuşabilir, ben de Allah saklasın sapıtabilirim. Şu andaki durum değil, netice önemlidir. İman ile öleceğimi bilmediğime göre, nasıl kibrederim?" demeli.

Bid’at ehline kızmak gerektiği halde, kibirlenmek caiz olmaz. Kızmak başka, kibirlenmek başkadır. Bir misal: Bir hükümdar, gözbebeği olan biricik çocuğunu terbiye etmesi için kölesine verip, (Kusur edince döversin) dese, köle, hükümdarın yanında çocuğun kıymetini bildiği için, hatasından dolayı çocuğa kızarsa da kendini çocuktan üstün göremez, ona karşı kibirlenemez.

Kötülere de bu gözle bakmalı. (Onlar hidayete kavuşur da ben imanımı kurtaramazsam halim nice olur) diyerek korkmalı ve kimseye karşı kibirlenmemeli.


ÜÇ ŞEY KALBİ ÖLDÜRÜR
Sözler ve Nasihatler






* Vücudun rahatı için az yiyip içmeli, ruhun rahatı için ise günah işlememeli. 

* Dünya zevklerine düşkün olmak nefsi beslemektir. Halbuki nefse düşmanlıkla emrolunduk. Çünkü nefs Allahü teâlânın düşmanıdır. Bize; nefsinizi besleyin diye bir emir yok, kalbinizi kuvvetlendirin diye emir var. Nefse düşmanlık; riyazet ve mücahede ile olur. Riyazet; nefsin arzularını yapmamak, mücahede ise nefsin istemediği şeyleri yapmaktır. 

* Cereyan hata kabul etmez. Allahü teâlâ cereyanı yarattı. Faydaları çok çeşitli, ama elini değeni yakıyor. Kontak yapıyor, evler yanıyor. Kullanmaya göre değişiyor. Su, çok faydaları var ama seller evleri yıkıyor. Yani hem faydaları var hem de zararları. Nefs de böyle. Nefissiz olmaz. Nefs, İslamiyet’e uyarak zaptedilirse ilerleme olur. Yani içimizde olan bu mahluku iyi tanımalı, İslamiyet ile zaptetmelidir. Nefs, seni iman etmek, haramlardan kaçmak, farzları yapmaktan alıkoymasın.

* Her uzvun, kalbin ve nefsin lezzet aldığı şeyler başkadır. Nefs haram işlemekten zevk alır. Çünkü gıdası haramlardır.

* Bir şey için olan hırs ve gayret, ona olan sevginin neticesidir.

* Müminin kabrinde yüzünün kıbleden çevrilmiş görünmesi, dünya sevgisi üzerine ölmesindendir.

* Meşhur olmak sevdası ile yanıp tutuşana, doğruluk nasip olmaz. 

* Üç şey kalbi öldürür: Çok konuşmak, çok uyumak ve çok yemek. 

* Gözü harama bakmaktan ve başkalarının ayıplarını görmekten korumalıdır! 

* Eskiden iyilik yaparlardı söylemezlerdi. Sonra hem yapmaya hem de söylemeye başladılar. Şimdi ise yapmıyorlar fakat söylüyorlar. 

* Salihlerle beraber ol! Eğer ilim sahibi isen, ilmin onlara faydalı olur. İlim sahibi değilsen, onlardan bir şeyler öğrenirsin. Allah’ı hatırlamayanlarla beraber olma! İlim ehli de olsan, ilmin onlara faydası olmaz. İlim ehli değilsen, daha çok zarara girersin. Eğer Allah onlara gazap ederse, sen de helak olursun. İyilerle beraber iken, Allah onlara rahmet ederse, layık olmasan da, sen de o rahmetten faydalanırsın. 

* Bir kimse, salihler gibi amel işlese; fakat günahkârlarla düşüp kalksa, iyi amelleri boşa gider, kıyamette kötülerle beraber haşrolur. Bir kimse de, kötüler gibi amel işlese; fakat salihleri sevse, onlarla beraber olsa, günahları iyiliğe çevrilir, iyilerle beraber haşrolur. 

* Allahü teâlâyı tanıyan onu sever. Onu seven de dinin emirlerini yapar. Haramlardan kaçınır. Bunlara yani emir ve yasaklarına riayet etmeden ben Allah’ı tanıyorum, onu seviyorum demek yanlış olur. Sevmenin bir tarifi de itaat etmek demektir. Sevginin derecesi, itaatteki sürat ile ölçülür. 

* En önemli şey, Ehl-i Sünnet itikadında olmak, bundan daha önemlisi de inandığı Ehl-i Sünnet itikadını ilave çıkarma yapmadan aynen yaymaktır. 

* Herkes ahiret yolcusudur. Bir vasıta ile gidiliyor. Ancak yanlış vasıtaya binen, istediği yere değil, vasıtanın gittiği yere gider. Kâbe’ye gitmek için niyet edip Paris’e giden uçağa binen, niyeti halis olsa da Kâbe’ye varamaz. Allahü teâlâ, doğruyu arayana hakiki İslamiyet’i nasip edeceğine söz vermiştir. [Ankebut 69, Şura 13], Allah sözünden dönmez. [Al-i imran 9]

Demek ki batıl yollardakiler istemek bir yana merak bile etmiyorlar. İtikadı düzeltmeden önce ibadet etmenin faydası olmaz. Doğru itikad, ehli sünnet itikadıdır. Doğru itikad 1 rakamı gibidir. İhlaslı ibadetler sağına konan sıfır rakamı gibidir. Bir sıfır konunca 10, iki sıfır konunca 100 olur. Sağına ne kadar 0 konursa değeri artar. 1 çekilirse hepsi 0 olur. İhlâssız, [riya ile] yapılan ameller de, soldaki sıfır gibi yani 1 rakamının soluna konan sıfır gibi değersizdir. Ehl-i sünnet itikadı yoksa ibadetlerinin hiç faydası olmaz, soldaki sıfır gibi değersizdir. İşte bu kadar önemli olduğu için Ubeydullah-i Ahrar hazretleri (Bütün kerametleri bize verseler, fakat itikadımız düzgün değilse, halimiz haraptır. Eğer bütün çirkinlikleri verseler itikadımız düzgün ise, hiç üzülmeyiz) buyuruyor.

ŞU ÜÇ KİMSENİN HALİNE ŞAŞILIR
Sözler ve Nasihatler






* İnsanlar, Allahü teâlâya kulluk, ibadet etmek için yaratılmıştır. Sonsuz saadete kavuşmak için yaratılış gayesine dikkat etmelidir. Dünya nimetleri geçicidir. Dünya ebedi kalınacak bir yer değildir, ahirete gitmek için bir binek gibidir. Sevinç yeri değil, ayrılık yeridir. Akıllı olan bu fani dünyaya düşkün olmaz, kulluk vazifesini hakkıyla yapar.

* Şu üç kimsenin hâline şaşılır:
1- Ölüm kendisini yakalamak üzere olduğu halde, o dünyalık peşindedir.
2- Gaflete dalıp, kendini unuttuğu halde, unutulmamış olup, hesaba çekilecektir.
3- Rabbinin kendinden razı olup, olmadığını bilmediği halde, rahatça güler.

* Ölümden şüphen varsa, yatıp uyuma. Uyumak zorunda kaldığın gibi, ölüme de mahkumsun. Dirilmekten de şüphen varsa, uyanma hiç. Uykudan uyandığın gibi öldükten sonra da dirileceksin.

* Dünya deniz gibidir. Çok kimse boğulmuştur. Gemin takva, yükün iman, hâlin tevekkül olursa kurtulursun.

* Nasihat ederken kendini unutma! Muma benzeme. Mum aydınlatırken kendini yakıp eritir. 

* Horoz senden daha akıllı olmasın! O, her sabah zikrederken, sen uykuda olma.

* Allahü teâlânın bir kulunu sevmediğinin alameti de onun malayani ile (ne dinine ne de dünyasına faydalı olmayan işlerle) vakit geçirmesidir. Allahü teâlânın bir kulunu sevdiğinin alameti ise, onun fıkıh ilmi ile meşgul olmasıdır.

* İlim çoktur fakat ömür kısadır. O halde önce dinde zaruri lazım olan ilimleri öğren!

* Allahü teâlâ iyilik murat ettiği kullarını iyilikte, felaket murat ettiği kullarını felakette kullanır. Müslüman için en büyük felaket, ehl-i sünnet itikadına sahip olmamak, olunca da bu nimetin kıymetini bilmemek olur.

* Hep üzüntülü olma, kalbini dertli kılma. İnsanların elinde olana tamah etmekten sakın. Kazaya razı ol ve Allahü teâlânın sana verdiği rızka kanaat et.

* Dünya hiçtir, hiç ile uğraşan da hiçtir. Tevbeyi yarına bırakma, ölüm ansızın gelip yakalar.

* Allah bir kuluna iman vermiş ise, ne vermedi? İman vermedi ise, ne verdi?
 
* Her namazı "bu son namazım" diye kıl.

* Şu üç şeye sarıl, bunlara mani olan her şeyi terk et. 1- Namazları vaktinde kıl, 2- Haramlardan sakın 3- Helal kazanç.

* Allahü teâlânın yasak ettiği şeylerde zerre kadar iyilik yoktur.

* Dünya hayatı hayaldir. İnsanların çoğu hayal peşinde koşuyor. Ne ahmaklıktır hayal peşinde koşmak... Dünya geçici ve kısadır. Dünya hayatı ise azın azıdır. Bunun da çoğu gitti, azı kaldı.

* Allahü teâlâdan ümit kesmek küfürdür. Onun için Rabbimizin mağfiretinden daima ümitli olacağız. Hepimizin günahı çok, tevbemiz bozuk, tevbenin şartlarına uygun olması lazım. Tevbemizi unutuyoruz. Yüz kere tevbeni bozsan ümidini kesme buyuruluyor. İşte bu bizim için büyük müjdedir. 

* Hastalıklar, müminlere, imanı olanlara Allahü teâlânın bir ihsanıdır. Cenab-ı Haktan gelen her şey hayırlıdır. Her ne gelirse yahşidir (güzeldir). Allahü teâlâ kullarına kötülük yapmaz, zulmetmez. İnsanlar kendi kendilerine kazdığı kuyuya düşüyor. Allahü teâlâ rahimdir, ama aynı zamanda azabı da çok şiddetlidir. Rahmet, karşılıksızdır, azap ise isyanın karşılığıdır, cezasıdır. Azaba maruz kalmamak için itaat şart. İtaat ettin mi korkma. Sevgi ise itaat demektir. Sevginin derecesi de itaatteki sürat ile ölçülür.
HERKESTEN DUA ALMAYA BAKIN
Sözler ve Nasihatler






* Gaye ve hedef Allahü teâlânın rızasını kazanmak olmalı. Çünkü Onun kuluyuz. İkinci hedef, Onun kullarını sevindirmek, ateşten kurtarmak olmalı. Onun kullarına nasıl muamele ederseniz, O da size öyle muamele eder. Dünyayı talep etmemeli, ölümü, hesabı unutmamalı. Yüzünüzü kabristana çevirin. Çok rahat eder, çok mesut olursunuz. Kavga yok, gürültü yok, hainlik yok. Çünkü kabri talep eden yok. Size gülerler, acırlar, hatta sıkıştığınızda yardım da ederler. 

* Dinimiz düşünce dini değildir, amel dinidir. Namazı istediğin kadar düşün, Haccı istediğin kadar hayal et, Orucu istediğin kadar düşün. Kılmadıktan, gitmedikten, tutmadıktan sonra neye yarar. Sefere çıkmadan niyet et, çıkmadıktan sonra olur mu? Ancak azimetle beraber niyet olur. Tefekkür ayrı bir olay. Namaz kılmak ayrı. Niyet başka... Niyete dünya girdi mi, ibadet olmaz.

Dünya melundur. Dünyada Allah için olmayan şeyler de melundur. Mesela namaz kılıyoruz, Allah için değilse o da melundur. Oruç tutuyoruz, Allah için değilse o da melundur. Yani hiçtir, boşa gitmiştir, red edilmiştir. Ahirette Allah için olmayanlar atılacak. Herkes, her işinde (Niçin yaptın?) sorusuna cevap verecek. Allah için ise tamam. 

* Allahü teâlâyı tanıyan, bilen hiç günah işleyebilir mi? Ne kadar Allahü teâlâyı tanırsanız, o kadar korkarsınız. Elbette Allahü teâlâyı en çok tanıyan Peygamber efendimizdir. Haliyle en çok korkan da Odur, hadis-i şerifte kendisi öyle buyurmaktadır. Sonra, Onun vârisleridir yani ehl-i sünnet âlimleridir. Bunların reisi imam-ı a’zam Ebu Hanife hazretleridir. Bu büyüklere tâbi olan, mesut olur, mahrum kalmaz. Zira onlar Allah için yaşadı, Allah için konuştu, Allah için yazdı, her şeyleri Allah için idi. Böyle olmak onlara mahsustur.

* Allahü teâlâ paha ile değil bahane ile verir. 

* Edep, müslümanın bariz özelliğidir. Yolun başı, ortası, sonu edeptir buyuruluyor. Edepsiz insanda ne Allah sevgisi ne kul sevgisi olur. 

* Fitne çıkarmak haramdır. İnsanları sıkıntıya sokan fitnelerden uzak durmalı. Her fitne bir parçayı götürür. En sonunda eser kalmaz. Onun için dine hizmet etmek yani insanlara iyilik etmek isteyen evvela kendine hizmet etsin. Yani kendini hesaba çeksin. İtikadı doğru mu, yediği içtiği helal mi? Ehl-i sünnet âlimleri ne bildirmiş, kendi ne yapıyor? En tesirli hizmet, güzel numune olmaktır. Yol tabelası gibi olmaktır. İstikameti gösterir ancak konuşmaz. 

* Allah için olmayan malı sırtlanmak hamallıktır. 

* Kaza ve kader değişmez, ancak dua değiştirir, onun için herkesten dua almaya bakın. 

* Kendini hak ile meşgul etmezsen, bâtıl seni işgal eder. Hak, ehl-i sünnet itikadını öğrenmek ve tatbik etmektir. 

* Bir şey ne kadar kıymetli ise düşmanı o kadar çoktur. İman çok kıymetlidir. Bu yüzden düşmanı da çoktur. 

* Muteber olan sondur. Son nefeste "Allah" diyeceği yerde, "Aman kurtar beni doktor!" diyen tehlikededir. Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz. Hep abdestli duran, son nefeste Allah diyerek ölür.

* Hasta olan, ilaç kutularını raflara dizse, ilaçları kullanmadığı müddetçe ne faydası olur? Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını rafa dizip okumayan veya okuduğu halde amel etmeyen nasıl düzelir ki?

* Bu dünya hayaldir. Doğum ile ölüm arasında kısa bir mesafedir. Bu dünyadakilerin hiçbirisi bize ait değildir. Bize ait olmayan şeyle övünmek akıl kârı değildir. Hepsi burada kalacaktır. Sadece varsa imanı ve ibadetleri gider.

 
  Bugün 2 ziyaretçi (67 klik) kişi burdaydı! Copyright by Kangal Alperen Ocakları (Tüm Hakları Saklıdır)  
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol